SAKIN KURAN'IN HAK KİTAP OLDUĞUNU ONDAN HESABA ÇEKİLECEĞİNİZİ ANLAMAZLIKTAN GELMEYİN

Allah’a iman eden bir insanın yapması gereken ilk şey, kendisini yaratan Rabbine karşı sorumluluklarının ne olduğunu öğrenmek olacaktır. Ve bunu öğrenebileceği tek kaynak da Kuran'dır. Allah, seçip beğendiği dininin hükümlerini, sınırlarını Kuran’da tüm insanlara bildirmiştir. İnsanlar ancak Allah’ın emrettiği bu hükümleri eksiksiz olarak uygulamak suretiyle kurtuluş bulabilirler. Ahirette, bu sınırları büyük bir şevkle uygulayan, tüm hayatı boyunca kendisini yaratan Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışmış bir kişi ile bu sınırları gözardı edip, kendi zevkleri uğruna dünya hayatını tüketmiş bir kişinin görecekleri karşılığın aynı olmayacağı APAÇIK ortadadır.

Allah Kuran’da nasıl bir kuldan hoşnut olacağını çok ayrıntılı ve açık bir şekilde anlatmıştır. Dolayısıyla insanın en büyük sorumluluğu Allah’ın kitabında anlatılanları uygulamaktır. Allah hesap günü insanları Kuran’a uyup uymadıkları konusunda sorguya çekecektir:

Şu halde, sana vahyedilene sımsıkı-tutun; çünkü sen dosdoğru bir yol üzerindesin. Ve şüphesiz o (Kur'an), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz (ondan) sorulacaksınız. (Zuhruf Suresi, 43-44)

İşte bu yüzden tüm insanların yalnızca Allah’ın çağrısına icabet etmeleri gerektiğini ve bunun için de Kuran'ı çok iyi bilmeleri gerektiğini sakın anlamazlıktan gelmeyin.

İnsanın sonsuz hayatını kurtaracak olan her türlü çözümü içinde barındıran ve açıklayan Kuran, uyarıcı, hatırlatıcı, öğüt verici bir kitaptır. Allah Kuran’ın bu özelliklerini birçok ayetinde bildirmiştir:

İşte bu (Kur'an) uyarılıp korkutulsunlar, gerçekten O'nun yalnızca bir tek ilah olduğunu bilsinler ve temiz akıl sahipleri iyice öğüt alıp düşünsünler diye bir bildirip-duyurma (bir belağ)dır. (İbrahim Suresi, 52)

Bu (Kur'an) insanlar için bir beyan sakınanlar için de bir hidayet ve öğüttür. (Al-i İmran Suresi, 138)

Gerçek (şu ki), o (Kur'an), elbette bir öğüttür. Artık kim dilerse, öğüt alıp-düşünür. (Müddesir Suresi, 54-55)




 

Allah’ın Kuran’da insanlara verdiği öğütler, yaptığı uyarılar kuşkusuz çok büyük önem taşır. İnsanlar bunlara göre hayatlarını düzene sokmalıdırlar.

Aksi takdirde müthiş bir karmaşanın yaşandığı, huzursuzluklarla dolu, harama helale dikkat edilmediği için güvenilir olmayan, birbirlerinin hakkını çiğneyen insanlardan meydana gelen toplumlar oluşur. İşte bu yüzden Allah’ın ayetlerinin her birinin uygulanması çok büyük önem taşır.

Allah’tan korkup sakınan insanlar Kuran’daki uyarıları, hatırlatmaları çok büyük bir hassasiyetle uygularlar, ayetlerden öğüt alıp düşünürler. Kuran’ın bu özelliklerini anlamazlıktan gelerek sürdürülen ve insanların kendi doğrularına göre şekillendirdikleri bir hayatın insana asla bir kurtuluş sağlamayacağı ise APAÇIKTIR.

Siz bu insanların hatasına düşmeyin. Kuran’dan başka bir rehberiniz olmadığını, Kuran’ın tüm insanlara bir öğüt, uyarı ve hatırlatma olduğunu sakın anlamazlıktan gelmeyin.

Allah’ın Kuran’da insanlara bildirdiği her ayet son derece anlaşılır ve açıktır. Kişi, "Kuran'ı okudum ama anlayamadım" diyerek sorumluluktan kaçmaya çalıştığında, asla hesabını veremeyeceği bir davranış içine girdiğini bilmelidir. Kuran ayetleri Allah’a samimiyetle yönelen herkesin rahatlıkla okuyup anlayabileceği ve hayatına geçirebileceği şekildedir. Elbette hükümlerin rahatlıkla anlaşılabilir olması, insanlara bunları yerine getirme sorumluluğunu da getirmektedir.
Ve bu APAÇIK gerçeği anlamazlıktan gelmek, ayetleri anlayamadığını iddia etmek son derece vicdansız bir tavır olacaktır. Allah Kuran'ın son derece anlaşılır olduğu gerçeğini ayetlerinde şöyle haber vermiştir:

Allah'tan başka bir hakem mi arıyayım? Oysa O, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir. Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde, sakın kuşkuya kapılanlardan olma. (En’am Suresi, 114)

İşte Biz onu (Kur'an'ı) apaçık ayetler olarak indirdik; şüphesiz Allah, dilediğini hidayete yöneltir. (Hac Suresi, 16)
Sakın Allah’ın Kuran’da bildirdiği hükümlerin çok açık ve kolay olduğunu anlamazlıktan gelerek, sonradan pişmanlık duyacağınız bir yolu benimsemeyin.

Kuran Allah tarafından korunmuştur ve 1400 senedir hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştir. Allah bu gerçeği ayetleriyle bize bildirir:
Hiç şüphesiz, zikri (Kuran’ı) Biz indirdik Biz; onun koruyucuları da gerçekten Biziz. (Hicr Suresi, 9)

Rabbinin sözü doğruluk bakımından da adalet bakımından da tastamamdır. O’nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O işitendir, bilendir. (En’am Suresi, 115)

Allah'ın bu vaatleri inananlar için yeterlidir. Fakat Allah bunların dışında Kuran'a birtakım bilimsel, rakamsal mucizeler koyarak, onun hak kitap olduğunu insanlara bir kez daha göstermiştir. Kuran 1400 sene önce vahyedilmiş olmasına rağmen, 1400 sene önce kesinlikle bilinmeyen, günümüzde bilimin ve teknolojinin son imkanları kullanılarak bulunmuş birçok bilimsel gerçeği insanlara bildirmektedir. Bu konuda Kuran'da çok fazla örnek vardır. Bilimadamları bu konuyu araştırdıkça her geçen gün yeni bir mucizeyle daha karşılaşmaktadırlar. (Detaylı bilgi için bkz. Düşünen İnsanlar İçin, Harun Yahya)

Bilimsel mucizeler dışında şu ana kadar tespit edilebilen Kuran mucizelerinden biri de, 19 sayısının ayetlerin içine şifresel bir biçimde yerleştirilmiş olmasıdır. Bu konudaki sayısız örnekten birkaçı şöyledir:


Her surenin başlangıcında bulunan "Besmele" 19 harftir.
Kuran 114 sureden oluşur ve 114 ise 19'un 6 katıdır.
Kuran'da geçen "Allah" kelimelerinin toplam sayısı 2698 (19x142)dir.
Kuran'da geçen "rahim" kelimesinin toplam sayısı 114 (19x6)'tür.
Kuran'da geçen tüm sayıları (tekrarlar dikkate alınmadan) topladığımızda çıkan sayı; 162.146 yani 19x8534'tür.
Vahyedilen ilk sure 19 ayete sahiptir.
Bir diğer mucize ise bazı kelimelerin tekrar sayılarındaki dikkat çekici yönlerdir.
Bu konuda şimdiye kadar bulunmuş örnekler çok fazladır. Bunlardan birkaçını şöyle sıralayabiliriz;
"Yedi gök" ifadesi 7 kere geçmektedir.
"Dünya" ve "ahiret" kelimeleri 115'er kez tekrarlanmaktadır.
"Gün" kelimesi 365 kez, "ay" kelimesi ise 12 kez tekrarlanmaktadır.
"İman" (tamlama almadan) kelimesi Kuran boyunca 25 kere tekrarlanır, "küfür" kelimesi de...
"De" kelimelerini saydığımızda çıkan sonuç 332. "Dediler" kelimesini saydığımızda da aynı rakamı görüyoruz.
"Şeytan" kelimesi 88 kere geçiyor. "Melek" kelimesinin tekrar sayısı da 88.
Kuran'ın bu özellikleri, onun Allah Katı'ndan indirilmiş olduğunu kesin olarak gösterir. Bu APAÇIK gerçeği anlamazlıktan gelmeyin.

Allah Kuran’ı Kendi Katı'ndan indirmiştir. Bütün insanlığa bir bildiri olma ve rehberlik yapma özelliği olan, insanlara Allah’ın dinini anlatan ilahi ve çok yüce bir kitaptır. İnsanları ondan kuşkuya düşürtmeye çalışan, Kuran’ı peygamberin yazdığı iftirasını atan inkarcıların Allah’ın dinine bir saldırı niyetiyle yaptıkları tüm eylemler boşa çıkmaya mahkumdur. Allah ayetlerde inkarcılara bu Kuran’ın bir benzerini getirebiliyorlarsa getirmelerini söylemiştir. Fakat insanlar onun tek bir ayetinin bile benzerini getirmeye güç yetiremezler:

Yoksa: "Bunu kendisi yalan olarak uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Bunun benzeri olan bir sûre getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın." (Yunus Suresi, 38)
De ki: "Eğer bütün ins ve cin (toplulukları), bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile- onun bir benzerini getiremezler." (İsra Suresi, 88)


Kuran’ın tüm ilahi özelliklerine rağmen bunu anlamazlıktan gelen inkarcılar, ahirette herşeyi daha iyi anlayacaklar ama iş işten geçmiş olacaktır. Siz sakın bu insanlar gibi kuşkuya düşenlerden olmayın ve Kuran’ın Allah'ın hak kitabı olduğunu, bir benzerinin kesinlikle yazılamayacağını anlamazlıktan gelmeyin.